Fantastik ve Bilimkurgu Sanatları Derneği’nin Fabilog dergisinde bir söyleşi

- Böyle bir derleme yapmaya karar vermene sebep neydi? Kitap, Yüzüklerin Efendisi üzerine yazılmış eleştirileri birleştirmek üzerine mi oluştu yoksa Gezi sürecinde ağacın simgeselliği bir etken olarak derlemede etkili oldu mu? 

- Tolkien’le maceramız çok eskilere uzanıyor; Hobbit’i ilk kez 80′lerin sonunda İngiliz Kültür Kütüphanesi’nde şans eseri keşfettim ve edebiyat anlayışım ciddi ölçüde değişti. Zaten masal ve efsanelere düşkündüm, ejderha ve devlerin sadece folklorda değil, modern edebiyatın içinde de yer aldığını görmek bana farklı bir kapı açtı. Sonra yine şans eseri Hobbit’in ilk kez çevirilip yayına hazırlanması sürecinde de yer aldım. İlk çevirmeni Nergis Ertekin benim arkadaşımdı, yayınevine Hobbit’i çevirmesi için davet etmiştim, sonra o çeviri çok değişik maceralar yaşadı. Daha sonra 1999′da Varlık dergisi için, herhalde ilk örneklerden biri olan, “Harflerin Düş Kapıları: Fantastik Edebiyat” başlıklı bir dosya hazırladık; orada “Yerli Düş Dünyalarının Aklı Karışık Haritası” başlıklı bir yazıyla yerli olanakları değerlendirmiş, şimdi Tolkien’in Ağacı kitabında yer alan Peter S. Beagle’ın “Tolkien’in Büyülü Yüzüğü” yazısını da ilk kez orada çevirmiştim. Bu çerçevede Tolkien’in Ağacı derlemesinin kökeni çok eskilere uzanıyor.

Fakat bu dönemde, şimdi, böyle bir derleme yapmanın temel nedeni kuşkusuz Gezi Parkı. Mayıs 2013′ten itibaren yaşananlar birçok perspektiften değerlendirildi, daha çok uzun yıllar değerlendirilecek gibi, çünkü sosyal katmanı bu kadar karmaşık ve fantastik boyutu bu kadar derin bir olay uzun yıllardır yaşanmamıştı. Beni özellikle ağaç perspektifi sarstı; özellikle Yaşam Ağacı’nın aslında mitolojik bir öğe olmadığını, günlük hayatta dipdiri yaşadığını görmek sahiden sarstı. Parkla ilgili sosyal medya yayınlarını izlerken Tolkien’in dünyasına yapılan göndermeler, tam anlamıyla büyüledi. Gezi Bostanı’nı görmek bir masal sahnesini seyretmek gibiydi. O zaman her şeyi bir yana bırakıp bu izi sürmeye başladım ve keşfettiklerimi Tolkien’in Ağacı’nda bir araya getirdim. Kanımca, bu vakanın sosyolojik çözümlemesini yaparken bile Tolkien’in kendisine ve edebiyatının yarattığı etkiye bakmak bir zorunluluk. Sonuçta hepimiz Tolkien’in ağacından çıktık.”

devamı Fabilog, 31 Aralık 2013