Ali Baylar’ın objektifinden Çin

Ali Baylar 1

 

Önsöz – Ali Baylar

Çin, binlerce yıllık tarihiyle, kültürüyle ve Türk tarihinin binlerce yıl öncesine dayanan komşuluk bağlarıyla aslında bizlere çok da uzak olmayan bir ülkedir.

Çin denince aklınıza ne geliyor? Çin Seddi, başka? İlk aklınıza gelen ne olursa olsun, haklı olursunuz, çünkü her şeyin Çin’le alakası vardır. Yazının tarihi Çin’de başlar, kağıt üzerine baskıyı Gutenberg’den önce Çinliler bulmuştur. Metal yerine tahta kalıplar kullandılar ve Çin’deki okuma sevgisi hep çok fazla oldu. Zaten Çin yazısı da bunun bir kanıtıdır, okumaya düşkün olmayan bir halk o kadar çok yazı karakterini icat etmiş olamaz.
Çince harflerin birbirinden güzel şekilleriyle göze hitap ediyor olması, bu ülkede resme olan düşkünlüğün de bir ifadesi. Resmin tarihi de Çin’de çok eskiye uzanıyor. En eski ve en kalıcı manzara resimlerini Çin’de bulmak mümkün. O yüzden fotoğrafın tarihi de aslında Çin’de başlar. Belki fotoğraf makinesini Çinliler bulmamıştır, ama daha MÖ 5. yüzyılda, bugünkü sinemanın çok ilkel bir biçimi, “camera obscura” denen karanlık odalar Çin’de biliniyordu. Birinin resminin nasıl yapılacağı, figürlerin bir resme nasıl yerleştirileceği Çin’de hep tartışılan konular olmuştu.

O yüzden Çin’de çekilmiş fotoğraflardan oluşan bu albümü hazırlarken Çin’de öğrendiklerimi uygulamaya özen gösterdim. 1990’ların ilk yıllarından beri, her yıl bir iki ayımı geçirdiğim bu ülkede sayısız dost edindim, bizi ayıran ve birleştiren şeyleri gördüm. Fotoğraf çalışmalarına Çin’e gitmeden önce başlamıştım, ama Çin fotoğrafları benim için başka bir kapı açtı. Bizim ülkemizde tarih hoyrat bir şekilde yıpranıp gidiyor, Çin’de de tarihi korumakta güçlük çekiyorlar, ama gezilen her yerde tarihin havasını solumak mümkün hâlâ. Belki de bir yabancı gözüyle baktığım içindir, ama Çin her yeriyle büyüleyici bir ülke.

Daha önce yayımlanan Çin Kültürü ve Seyahat Rehberi ve China At A Glance adlı kitaplarımın bir devamı olarak düşündüğüm bu kitapta kullanılan fotoğraflar, çeyrek yüzyıla yakın bir dönemde çektiğim fotoğraflar arasından seçildi. Binlerce yıllık bir kültürü tek bir kitaba sığdırabilmek doğal olarak imkansız, bu kitapta Çin kültürünün bir yandan görsel yönünü diğer yandan edebi yönünü aktarmak üzere fotoğraflarla birlikte ufak tefek bilgilere, atasözlerine, şiirlere yer verildi.

Çin hakkında Türkçede yazılmış olan çok az kitap var. Bunlardan bir tanesi de L. Sami Akalın’ın Çin Şiiri adlı kitabı ve 86-92. sayfalarda yer alan şiirlerin çevirisi Akalın’ına ait. 1964 yılında yayımlanan bu kitap için dönemin Türkiye Büyükelçisi Shao Yu-Lin bir önsöz yazmış. Büyükelçi önsözde şöyle diyor:

“Geleneksel olarak Türkler ve Çinliler hep dost kaldılar. 1957’de Kültür Anlaşması’nın imzalanmasından beri iki ülkenin hükümetleri kültürel bağları pekiştirmeye söz vermişlerdir. Akalın’ın kitabı .. iki ulus arasındaki karşılıklı anlayışın ve yakın dostluğun ilerlemesine büyük ölçüde yardımcı olacaktır.”

Bizim elli yıl sonra yayınladığımız Çin Kitabı da aynı amacı taşıyor. Birbirlerinden çok farklı görünen, ama çok yakın ve dost olan bu iki ülkenin ilişkisine ben de Çin Kitabı’yla katkıda bulunmak istedim. Kitabın tasarımını yapan Gürses ailesine teşekkür ediyor; bu çalışmaya destek olan, senelerden beri seyahatlerimde ısrarlı ve meraklı sorularımda sabırla beni bilgilendiren bütün Çinli dostlara da selamlarımı yolluyorum.

Nín hao – 您好!

Ali Baylar 2

Çin Kitabı adlı kitabın bilgileri